Nisan-Mayıs-Haziran 2017 | Sayı: 1

Geleneksel binalarda bu gereksinimleri sağlamaya gelindiğin- de özellikle bina, kullanım amacını değiştirmek için yenileni- yorsa sorunlar baş gösterebilir. a) Uygulanabilir Restorasyon Problemine Örnek: Bu duruma iyi bir örnek olarak 19. yüzyıl ofis binasının bir otele dönüştürülmesi düşünülebilir. Avrupa ülkelerinin çoğun- da kullanılan yangın risk değerlendirme esasları, en yüksek risk taşıyan kullanıcı gruplarını aşağıdaki gibi sınıflandırmıştır: • Uyuyakalan kişiler • Çok yaşlı ya da çok genç kişiler • Bina planına aşina olmayan kişiler • Engelli kişiler ya da yeterli derecede İngilizce anlaya- mayan kişiler • Alkol ya da uyuşturucu etkisinde olması sebebiyle duyu ve becerileri bozulmuş kişiler • Kişi sayısının fazlalığı Açıkça görüldüğü gibi herhangi bir otelin konukları yukarı- daki kategorilerin birçoğunu ya da hepsini içerecektir. Bu ne- denle oteller her zaman en yüksek risk taşıyan kullanıcılara sa- hip olarak sınıflandırılmaktadır ve yine bu sebeple oteller ulu- sal yangın güvenliği mevzuatı kapsamında en detaylı incelenen binalardır. Tüm bunlar neden sadece AB yangın güvenliği öne- rilerinin (EC/666/86) oteller için yayınladığını açıklamaktadır. Yukarıda, tarihi binalarda dokuya zarar vermeden ve aynı za- manda gereklilikleri de karşılayacak şekilde değişiklikler yap- ma izni ile ilişkili probleme nasıl yaklaşılabilir? Yenilenmiş binalarda yapı düzenlemesinde belirtilen katı kriterleri uygulamak için aşağıdakilerin bir kısmı veya tama- mı gerekli olabilir: • Tüm yatak odaları ve yardımcı odalarında yangına da- yanıklı kapılar • Çarşaf depoları ve yemek pişirme, yemek hazırlama ve mutfak alanları gibi yüksek risk taşıyan bölgelerdeki yan- gın bariyerlerinin iyileştirilmesi • Yangın bariyerlerini geçen havalandırma ve egzoz kanal- larına yangın damperleri konulması • Her katta yangın güvenlik hollerinin oluşturulması • Uzun koridorların duman kesici kapılarla bölünmesi • Alternatif yangın çıkışları ve kaçış merdivenlerinin oluş- turulması • Birçok odaya ve bölmeye yangın algılayıcı ve yangın alarmlarının kurulması – bina genelinde (özellikle yatak odalarında) yangın sirenlerinin kurulması ve her katta yer alan kaçış yollarına acil telefon hattının kurulması • Çıkış ve yangın alarm işaretleri de dahil çeşitli uyarıcıla- rın kurulumu • Acil durum aydınlatmalarının kurulumu • Taşınabilir yangın söndürücülerin ve/veya hortumlu sa- bit boru sistemlerinin sağlanması • Kapıların kaçış yönüne açılacak şekilde ayarlanması • Kaçış rotası üzerindeki çıkış kapılarının herhangi bir za- manda, normalde güvenlik amaçlı yetkisiz erişimleri en- gellemek için kilitli olsa bile, açılabilir olması • İtfaiye ve kurtarma ekipleri için erişim yollarının sağ- lanması (bunlara itfaiyeci şaftları, sabit kuru boru siste- mi yangına müdahale için su kaynağı bina dışında yan- gın ekipmanlarının yerleştirilebileceği uygun alanlar da dahildir) gereklidir. Bu gerekliliklerin bir kısmı ya da hepsi binanın orijinalliğini, görünüşünü, değerini ve binaya olan ilgiyi negatif yönde etki- leyebilir. Bazıları, binanın ortasına merdiven inşa etmek gibi, tarihi dokuyu tahrip edecek durumları gerektirebilmektedir. b) Uyum için Alternatif Yaklaşımlar Birçok ülkede açıklanan kuralcı yaklaşım kabul edilebilir tek seçenek olabilir. Ancak, bazı ülkeler yukarıda açıklandığı gibi performansa dayalı bir yangın güvenliği yaklaşımı kabul etmek- tedir. Bu durum NFPA ‘de ortaya konulmuştur. Alternatif olarak, performansa dayalı yaklaşımı uygulamak için BS 9999:2017-Yapıların Tasarımı, Yönetimi ve Kullanımın- da Yangın Güvenliği İçin Uygulama Standardı referans alına- bilir. Dokümanda verilen bilgi ve yönlendirmeler, tasarımcıla- rın değişen fiziksel ve insani faktörleri hesaba katabileceği risk bazlı bir tasarım için yapılandırılmış bir yaklaşım kullanarak daha şeffaf ve esnek bir yangın güvenliği tasarımı görüşü sunar. Buna ek olarak, çoğu yasa uygulayıcı “Yangın Güvenliği Mü- hendisliği” yaklaşımını kabul edecektir. Alternatif bir yaklaşım sağlayan bu yöntem ile büyük, karmaşık ve farklı kullanımla- rın bir arada bulunduğu binalarda tatmin edici bir yangın gü- venliği standardı sunulabilmektedir. Yetkili bir yangın mühen- disinden gelen görüşler olmadan bu yaklaşımın uygulanmasın- da dikkatli olunmalıdır. 3. KORUMA VE RESTORASYON Bir binanın yangından korunmasında, mimarlar çalışmala- rının çoğunda, yangın riskini minimum düzeye indirecek, basit ve en düşük maliyetli sistem ile bu sistemin kullanıcılar, kulla- nışlılık, kazanç değeri ve emlak değeri üzerindeki etkisi arasın- da denge kurmaya çalışır. Tarihi binalar için, yine aynı kriterler ele alınır, fakat burada önemli olan binaya değer veren bölüm- lerine zararı en aza indirmeye ya da hiç zarar getirmemeye dik- kat edilmesidir. Etkili bir şekilde, bu durum binaların kullanı- mını ya da emlak değerini basitçe yangın önlemlerine uyumlu hale getirmek yerine binanın mevcut dokusunu ve estetiğini de hesaba katarak standart karar verme sürecinin yeniden düzen- lemesidir. “Conservation approach” özetlendiği gibi, tamamen aynı amaca sahiptir – yaşam ve mülkiyetin korunması – fakat karar verme süreci için farklı kısıtlamaları da beraberinde getirir. Gerçekte, normal tasarım süreci binada gelecek nesillerin ilgisi- ni koruyacak ve muhafaza edecek gereklilikleri sağlamaktadır. a) Restorasyon – Kurallar Restorasyon çalışmasının yapılacağı herhangi bir tarihi bina sahibine sorulabilecek en zor soru “Yangın olduktan sonra ge- riye neyin kalmasını istersiniz” sorusudur. “Her şey” cevabı ba- TÜYAK Yangın Mühendisliği Dergisi, Sayı 1, s 40-43, 2017 TÜYAK YANGIN MÜHENDİSLİĞİ SAYI 1 41

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==