Temmuz-Ağustos-Eylül 2017 | Sayı: 2

TÜYAK YANGIN MÜHENDİSLİĞİ SAYI 2 47 mayacaktır. İşin içine belirsizlik girdiği noktada riskin olumlu (fırsat) ve olumsuz (tehdit) etkilerini değerlendirmek kaçınıl- maz olmaktadır. Dolayısıyla risk şirketler için kötü sonuçlara yol açabileceği gibi doğru yönetilirse şirketler için fırsatı da be- raberinde getirmektedir. Hedefimizden bizi uzaklaştıracak her olay bizim için tehditken, hedefimize ulaşmamıza yardımcı ola- cak olaylar bizim için fırsattır. Rekabetin yoğun olarak yaşandı- ğı piyasa koşullarında fırsat yönetimi yapan şirketlere avantaj sağlayan bir unsura dönüşmektedir. Ana konularımızdan birisi de yangın olduğuna ve çıkan yangın şirketimizi hedeflerinden uzaklaştırabileceğine göre şirketlerin ajandasından ciddi şekil- de kendisine yer bulması gereken bir konudur. Risk, kısacası yaşanılan olayın sonucu olarak tanımlanabilir. Risk aynı zamanda bir algı meselesidir. İnsanlar her zaman şid- deti yüksek olan hususlarda daha çok etkilenirler. Bunu en iyi açıklayan örnek araba kazaları ile uçak kazaları ve insanların bu iki ulaşım aracına yaklaşımıdır. Araba kazaları her gün olur- ken uçak kazalarının olma olasılığı daha azdır. Araba kazası ol- duğunda ölümle sonuçlanabileceği gibi sadece maddi hasar- la da sonuçlanabilmektedir. Uçak kazası olduğunda ise sade- ce maddi hasarla atlatılan kazalar çok az olurken maalesef ki bir çoğu çoklu ölümler ve trajik olaylar yaşanmak ve bu olay- lar basında daha çok yer almaktadır. Bu da insanların uçaktan arabaya göre daha tedirgin olmalarına yol açmaktadır. Yani risk gündeme geldiğinde bir algı yönetimi yapmamız gerekmekte- dir. Dolayısıyla şirketlerde etkisi daha büyük risklere odaklan- ma eğilimi vardır. Ülkemizde yürürlükte olan yasal mevzuatta risk tanımı; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (Resmi Gazete Tarihi: 30 Ha- ziran 2012, Sayısı: 28339)’da karşımıza çıkmaktadır. İlgili Kanun riskin kavramsal çerçevesini, tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtima- li olarak çizmektedir. Sigortacılıkta ise ortaya çıkması muhtemel bir tehlike veya zarar verici olayların gerçekleşmesi ihtimalini anlatmak için ri- ziko kelimesi kullanılmaktadır. Bu çalışma kapsamında risk ve riziko terimleri birbirinin ikamesi şeklinde kullanılmıştır. Risk tanımı içerisinde; zarar ve maddi hasardan bahsettiği- miz noktada aklımıza ilk gelen hasarlar; • Ülkemizin deprem ülkesi olması nedeniyle deprem, • İklim değişikliği ve global ısınmanın kaçınılmaz etkisi olarak son yıllarda artan ani ve şiddetli yağışlar dolayı- sıyla yaşanılan sel ve dolu • Özellikle son birkaç yıldır fabrika, depo ya da araların- da tarihi binaların da bulunduğu pek çok yapının tama- men kullanılmaz hale geldiğine dair sıklıkla haberleri- ni duyduğumuz, seyrettiğimiz ya da okuduğumuz yan- gın hasarı olacaktır. Çalışmamızın konusu yangın olduğu için diğer konular ağırlık- lı olarak burada ele alınmayacaktır. Burada unutulmaması ge- reken bir husus daha vardır. Yaşanılan doğal afetler sonucun- da da yangın çıkabilir. 2017 yılında İstanbul’da yaşanılan yoğun yağış sırasında yıldırım düşmesi sonucu Haydarpaşa limanın- da olan vinç yangını bunun son örneklerindendir. İzmir ve Bod- rum başta olmak üzere 2017 yılı içinde Ege Bölgesi’nde yaşanı- lan depremler, bize beklenen Marmara depremini tekrar hatır- latmıştır. Üzerinde detaylı olarak çalışılması gereken bir konu- da depremi takip eden yangınlar olmalıdır. 1.3 Yangın Nedir? Yeterli miktarda yanıcı malzemenin, yeterli miktarda oksijen ile belirli bir ısı altında kimyasal reaksiyona (yanma/yangın üç- geni) girmesine yanma denir. Yanma, ilk çağlardan beri insanoğ- lunun yaşamında var olagelmiştir. Kimi zaman isteyerek (ısın- mak, yemek pişirmek, vb.) yanmanın gerçekleşmesi sağlanma- ya çalışılmış; kimi zaman ise istem dışı gerçekleşen yanmalar sonucu kayıplar ve acılar yaşamıştır. Çalışmamızın temel konusu olan yangını ise teknik tanımla- ra ve formüllere girmeden basitçe tanımlamak istersek yangı- nın zarara yol açan, dost olmayan ve kontrolsüz yanma oldu- ğunu ifade etmemiz mümkündür. Yangının çıkma sebeplerini genelleyerek (herhangi bir önce- lik sıralaması yapmadan) sıralamak istersek aşağıdaki husus- lar ön plana çıkmaktadır. Yaşanılan yangın olaylarına baktığı- mızda bazen bu listede yer alan konulardan birkaç tanesi bir arada gerçekleşerek yangının nedeni olarak karşımıza çıkar- ken, bazen ise ihmal ve dikkatsizlik gibi tek bir faktörün varlı- ğı, hektarlarca ormanın yanmasının sorumlusu olarak karşımı- za çıkabilmektedir. • Korunma tedbirlerinin alınmaması, • Bilgisizlik, • İhmal ve dikkatsizlik, • Kazalar, • Sıçrama, • Sabotaj, • Tabiat olayları. Tabiat olayları hariç yukarıda sayılan sebeplerin hepsi doğ- ru ve etkin risk yönetimi sayesinde engellenebilir ve/veya ger- çekleştiğinde etkisi en aza indirgenebilir. 2. RİSK YÖNETİMİ Riski yönetimi, riski ortadan kaldırmak veya kabul edilebilir limitler dahiline getirebilmek için kontrol metotlarının uygu- lanması ya da değişiklikler yapılmasıdır. Risk yönetiminin ilk adımı riski tespit edip, tespit ettiğimiz riskleri analiz edilerek, belirlenen risklerin ağırlık oranları (şid- det ve olasılıkları ile riskin önem derecesi) hesaplanarak dere- celendirme yapılmasıdır. Akabindeki diğer önemli adım ise, ön- lem alınmasının gerekli olup olmadığına ve alınması gereken tedbirlerin neler olduğuna karar verilmesidir. Bu amaçla şu so- rulara yanıt bulmanız gerekmektedir: • Risk bizim için fırsat mı tehdit mi? • Riski tamamen ortadan kaldırmamız mümkün mü? • Riski kontrol etmek için ne yapmamız gereklidir? • Riski ortadan kaldırmak için harcayacağımız kaynak- TÜYAK Yangın Mühendisliği Dergisi, Sayı 2, s 46-55, 2017

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==