Temmuz-Ağustos-Eylül 2017 | Sayı: 2

bu konuda bir mecburiyetin olmaması! Risk sınıfına bağlı olarak projelerde yangın danışmanı zorunluluğu sorum- luluğun paylaşımı ve yangın güvenliği açısından değer katacaktır. Yangın ris- kinin yüksek olduğu projelerde, “tasa- rım aşamasında’’ yangın danışmanının olması çok faydalıdır. Şayet yangın danışmanı tasarım aşamasında yok ise, yangın danışmanı en azından yapım aşamasında sürece dahil olmalıdır. Mi- marlarımızın ve yatırımcılarımızın, ya- pıların dış görünümüne verdiği önemi, ne yazık ki yeterli ölçüde yapı güven- liğine vermediğini üzülerek belirtmek isterim! Yönetmelik var, ya denetim? Evet “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” çok önemli bir adımdı. Ancak ne kadar uygulanıyor, denetim ve kontrol mekanizması nasıl işliyor? Bu konuda maalesef ülkemizin en temel sorunu, yönetmeliklere göre uygulama yapma iradesini göstere- memek. Yapımızda kurallara uymama alışkanlığı var. Bu devam ettiği müd- detçe eksiklikler de devam edecek. Bu sorunu aşmak gerekiyor. Bu konuda devlete çok iş düşüyor, mevcut yasa ve yönetmelikleri güncel tutmalı ve eksiksiz denetlemesini ve takibini yap- malıdır. Devletten önce, aile içinde bu konuyu hazmetmeliyiz. Çocuklarımızı yaşama ve insana saygılı, çağdaş birer birey olarak yetiştirirken, kurallara uy- mak gerektiğini öğretmemiz gerekiyor. Denetimlerde de yetersizlikler var. Denetçilerin görevlendirmeleri çoğu kez başarıya (liyakata) göre yapılmıyor. Örneğin yaklaşık on yıl öncesi, işye- rimizi denetleyen itfaiye yetkilisinin mesleği veterinerlikti! Sigorta ekonomi yapılabilecek bir alan olarak görülmemelidir! Yangın konusunda sigorta bilinci de ayrı bir başlıktır. Sigorta konusunda da yeterince bilinç oluşmuş değil. Bitmiş bir yapının sigorta poliçesinde düzgün yapılmış bir yapıyla standartlara uyma- mış bir yapının arasında önemli ölçüde prim farkı olmalı. Yurtdışında buna çok dikkat ediliyor. Ülkemizde yapı sigortası (yangın sigortası da deniyor) yaptırırken size, binanızda yönetme- liklere uygun yangın tesisatı yapılmış mı diye sorulmuyor. Sigorta alanında da güvenlik önlemlerini teşvik edi- ci iyileştirmeler yapılmalı, bu konuda sektör gelişiyor gibi görünüyor ama bence yeterince hızlı değil. Bir yapı yapılırken de geçici önlemler alınır. Örneğin insanlara hizmet su- nacak bir yapı yapıyorsunuz, bu yapı yapılırken orada çalışan bir grup var ve bu çalışanların yaşamı da çok önemli. İnşaatta çalışma devam ederken de geçici yangın önlemleri alınmalı. Biz MTMD’de de bu konuda zaman zaman eğitim toplantıları yapıyoruz. Geçici sigortalar da kalıcı sigortalar da çok önemli. Proje daha işverene teslim edilmeden gerçekleşen bir risk karşısında mesuliyet kime ait olacak? Bu tarz riskler her iş için geçerlidir. Bu nedenle “İnşaat Sigortası (All Risk)” sigortası mutlaka yapılmalıdır. Sigorta, ekonomi yapılabilecek bir alan olarak görülmemelidir. Güvenlik deyince daha çok hırsızlık anlaşılıyor; Büyük çaplı prestij projeler haricin- de, herhangi bir yapıda yangın yönet- meliğine bire bir uyulmuyor. Özellikle sanayide yeterli bilinç olmadığını düşü- nüyorum. Mekanik tesisat sektöründe riskin yüksek olduğu yerler, üretim tesisleridir. Bu alanlarda yangın bilinci yeni yeni oluşuyor. Yüksek yapılarda bu bilinç oluştu, yaşanan bazı problemler nedeniyle önemi anlaşıldı. Ancak sana- yi, büyük ölçüde özellikle Anadolu’daki birçok yapı ne yazık ki kontrolsüz ve bunların incelenmesi gerekiyor. Buzda- ğının görünmeyen kısmı, esas ulaşma- mız gereken yerler oraları. Bu konuda “Yangın anında ne kadar çok malzeme yangına dayanıklıysa yangın o kadar yavaş ilerler. Mimarlarımızın bu konuda dikkatli davranması gerekiyor.” MMO’nun eğitimleri de çok büyük yarar sağlıyor. Sektörel basınımızın da bizlere bu konuda yardımı çok büyük, ancak ulusal ve yaygın basının da, bu konu- ların duyurulmasına yardımcı olması gerekiyor. Konunun kamu spotu haline gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çoğu sanayici ve işletmeci firmanın yangın senaryosu bile yok. Yapılarda güvenlik tesisatı yok. Güvenlik deyince daha çok hırsızlık anlaşılıyor. Belirli sanayi bölge- lerinde yapılan üst segment projelerde yangın bilinci oluştu, bu bilinci genele yaymamız gerekiyor. Yangın sistemle- rinde daha çok uzmana ihtiyacımız var. Malzemelerde de, uygulama firmalarında da sertifikasyonun önemi göz ardı edilmemeli; Yapılarda yangına dayanıklı malze- me seçiminde büyük hatalar yapılıyor. Örneğin bir ısıtma tesisatı borusu yalı- tımını ele alalım, proje yüksek ve orta riskli bir yapıysa, mineral yün malzeme tercih edilmelidir. Yangın anında ne ka- dar çok malzeme yangına dayanıklıysa yangın o kadar yavaş ilerler. Mimarla- rımızın bu konuda dikkatli davranması gerekiyor, estetik tabii ki çok önemli ama işlev (fonksiyon), estetikten önce gelen bir kriter olarak görülmeli. Yangınla ilgili malzeme standartla- rı çok önemlidir. Malzeme temininde uluslararası standartlar var, yerel sa- nayiyi göz ardı ederek çözüm bulun- mamalı. Güvenlikle ilgili olan işlerde sertifikası olmayan hiçbir ürünün kulla- nılmaması gerekir. Bu konuda sıkıntılar yaşıyoruz. Mekanik tesisat müteahhit- leri olarak bizler, her alanda malzeme sertifikasyonuna önem veriyoruz. Bazı projelerde belgesi olmayan malzeme ve hatta çalışıp çalışmadığı bile kont- rol edilmemiş yağmurlama (sprinkler) TÜYAK YANGIN MÜHENDİSLİĞİ SAYI 2 57 SÖYLEŞİ

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==