Temmuz-Ağustos-Eylül 2017 | Sayı: 2

çağdaş ülkelerde uygulanan yangın danışmanlığında, tasarlanan yapının yangına karşı davranış analizi yapılır özgün çözümler üretilir. Ülkemizde ise yangın danışmanlığı çoğunlukla ruhsat için kısmen alınan tedbirler almaktan ibaret olup, uzun vadede ciddi bir yapı stoku içinde yaşayan insanların can güvenliğini hiçe saymaktadır. Yüksek katlı konut yapıları, AVM’ler, mega projeler Özellikle İstanbul’daki yapı stoku hız- la artmakla beraber projelerin gittikçe daha karmaşık hale geldiği gözlemlen- mektedir. Yüksek katlı konut yapıların- da ya da AVM ve diğer mega projelerde oluşabilecek yangının vereceği can ve mal kaybı geleneksel yapılardaki yan- gına göre çok daha fazla olmaktadır. Dolayısıyla bu tür karmaşık yapılarda yangın mühendisliği yöntemleri kul- lanılarak yangının yaratacağı tehlike hesap edilmeli ve yapıların yangın riski haritası çıkarılmalıdır. Yangın mühendisliğine giriş Yangın mühendisliği, pasif yangın tasarımı diye de adlandırılır çünkü ya- pının yangına karşı davranışı önceden hesaplanır. Bu tasarımın karşıtı ise aktif yangın güvenliği yaklaşımıdır. Bu yak- laşıma göre bina tasarlandıktan sonra yangın söndürme, alarm, algılama ve yağmurlama sistemleri konularak yapı sisteminin yangına karşı “güvenli” var- sayılır. Bu yaklaşım oldukça riskli ve uzun vadede hatalıdır çünkü yapı sis- teminin davranışını irdelemeye gerek görülmez. Örnek olarak, şiddetli bir deprem sonrasında çıkacak bir yangın, elektrik kesintisinde aktif söndürme sistemlerini devre dışı bırakacak ve bina yangına karşı savunmasız kala- caktır. Buna karşın yüzölçümü çoğun- lukla birinci derece deprem bölgesinde olan ülkemizde halen tek çözüm olarak aktif sistemler öngörülmektedir. Deprem gibi doğal afet olan yangın da yapılara etkiyen bir yük olarak ta- nımlanabilmektedir. Yapılar, deprem- den gelen yanal yüklere göre tasar- landığı gibi yangından dolayı oluşan düşey ve yatay iç kuvvetlere göre de tasarlanmalıdır. Dolayısıyla yapı elemanı boyutları sistem analizinde yangının etkisiyle değişebilir. Yangının yapı üzerindeki etkisini hesaplayabil- mek için üç temel analiz yapılır. Bunlar, (a) yangın dinamiği, (b) ısı transferi ve (c) ısı-mekanik yapı sistemi analizi diye ayrılır. İlk analiz yöntemi; yangı- nın oluşumu, yaydığı ısı ve duman ile ilgilidir ve doğrudan yapı içindeki yanıcı malzeme (yangın yükü) ile pencere ve diğer açıklıklardan gelecek oksijen ile ilişkilidir. İkinci analiz yöntemi, yangının yarattığı sıcaklığın yapı elemanların- daki sıcaklık dağılımını hesap eder ve doğrudan elemanın malzeme türü (çelik, beton veya ahşap) ve enkesit boyutları ile ilgilidir. Büyük enkesitli ve ısı iletkenliği düşük olan bir yapı elemanında sıcaklık daha az olur. Çelik elemanlarda iletkenlik yüksek oldu- ğundan, sıcaklık dereceleri yangının sıcaklığına yakın olur ve bu yüzden çoğu çelik elemanda sıcaklık artışını yavaşlatan intumesan boya ve taş yününe benzer yangın yalıtımları kul- lanılır. Üçüncü ve son analiz yöntemin- de ise sıcaklığı artan elemanların bir yapı sistemi içindeki davranışı hesap edilir. Isı-mekanik analiz yöntemleri deprem mühendisliğinde kullanılan- larla benzerlik gösterir. Farklı olarak, yapı elemanlarının sıcaklık artışından dolayı genleşmeleri ve farklı kesit zor- ları (iç kuvvetler) oluşturmaları denge denklemlerini değiştirir. Ayrıca, yangın boyunca yapı malzemelerinin rijitlik ve mukametlerinde düşüş olduğun- dan ısı-mekanik analiz yöntemlerinde yapı sistemi yüksek derecede doğrusal olmayan (elastik olmayan) dayranış gösterir ve bu davranışı çözümleyebi- len yöntemler uygulanır. Son olarak, yangın mühendisliği ile doğru tasarım, doğru malzeme, doğru uygulama, gerçek anlamda yapılan denetim ile ülkemizde yangın danış- manlığı konusunun gelişeceğini ve ya- pısal yangın riski konusunun temelden çözüleceğini düşünüyorum. Türkiye’de yangın mühendisliğinin yaygınlaşması Türkiye’de yangın mühendisliğini yaygınlaşması için öncelikle bu konuda deneyimli yurtdışındaki mühendislerin Türkiye’de yangın mühendisliğinin tek- nik bilgilerini içeren dersler vermeli, kendi tecrübelerini aktaracak bir plat- form oluşturulmalıdır. Teknik altyapı, üniversitelerimizin yangın mühendisliği yüksek lisans ve doktora programları oluşturması ve bu konuda uzmanlar yetiştirmesi gerekmektedir. Uzun va- dede, bu programlarda yetişen mü- hendisler Türkiye yangın yönetmeliğini daha çağdaş ve ezberden uzak hale getireceklerdir. 2012 yılında Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünde kur- duğum yangın mühendisliği araştırma grubunu halen devam ettirmekte ve ülkemizde yangın mühendisliğini in- şaat sektörüne tanıtmak için çeşitli çalışmalar yapmaktayım. Amerika’daki Duke ve Princeton Üniversitelerinden lisans ve doktoramı aldıktan sonra Türkiye’nin yangın mühendisliği konu- sunda atılım yapabilmesi için konunun uzmanlarının bir araya geleceği yangın mühendisliği araştırma merkezi kurul- ması gerektiğini savunmaktayım. Bu merkezin devlet ve özel sektör destekli olması, Avrupa projeleri ve fonlarıyla kendini besleyebilmesi ve yurtdışından uzmanlar getirerek Türkiye’nin yeni ne- sil yangın mühendislerini yetiştirmesi amaçlanmaktadır. 2015 yılında Birleşik Krallık tarafın- dan verilen Newton Araştırma fonunu kazandıktan sonra, İngiltere’de şehir şehir gezerek yangın mühendisleri ve araştırmacılar ile görüşmeler yapıp bilgi topladım. 2 yıl boyunca araştırılan tüm konuların Türkiye’deki ilgili uzmanlara aktarılması için Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Yangın Güvenliği Ça- lıştayı düzenledim. 26 Temmuz 2017, Çarşamba günü Vedat Yerlici Konferans Salonu’nda tüm gün süren çalıştayda konunun uzmanı akademisyenlerle sektörden isimler bir araya geldi. Yan- gın güvenliği konusunda farkındalığı artırmayı amaçlayan çalıştayda, var olan yangın yönetmeliği masaya ya- tırılırken çalıştaya Manchester Üniver- sitesi’nden katılan Prof. Yong Wang ve yangın mühendisliğinde dünya lideri Arup şirketi temsilcileri Iris Chang ve Panos Kotsovinos yangına dayanımlı tasarım hakkında bilgi verdi. TÜYAK YANGIN MÜHENDİSLİĞİ SAYI 2 63 GÖRÜŞ

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==