Temmuz-Ağustos-Eylül 2017 | Sayı: 2

mamız. Nüfusun ve sanayi tesislerinin artmasına rağmen yangın sayımızda azalma var. İtfaiyemizde 100’ün üzerinde üni- versite mezunu istihdam ediyoruz. Yangın konusunda oldukça yetkin 26 teknik personelimiz var. Bu ekip, uzun bir süreç içerisinde belli bir olgunluğa geldi. Günlük hayatta, nüansların or- tadan kaldırıldığı, köreltilmiş, sığlaşmış bir dil kullanıyoruz. Çok az kelimelerle konuşuyoruz, aynı sözcüklere aynı anlamları yükleyemiyoruz. Bu sebeple yönetmelikte yer alan tanımları da aynı şekilde yorumlayamayabiliyo- ruz. Bunun için personelimizin çok iyi yetişebilmesi için 3-4 yıllık bir süreç- ten geçmemiz gerekti. Abdurrahman Kılıç hocamız, personelimizin yönet- meliği doğru anlamaları konusunda çok yardımcı oldu, konferanslar verdi. Yönetmelikte bir noktada tereddüte düştüklerinde danıştılar, hocamızdan her zaman destek aldılar. Bundan 4-5 sene öncesine kadar hocamızla her daim iletişim içindeydiler. Tabii son zamanlarda kadromuzun yetkinliği art- tıkça daha seyrek destek alma ihtiyacı duyuluyor. Ama sürdürülebilir gelişme vizyonumuz çerçevesinde, uygulama- da birliği sağlamak, yönetmelikten farklı anlamlar çıkarmamak, farklı bi- rimlerin aynı iş yerine gittiği zaman, aynı şeyleri söyleyebilmesi için her hafta toplantı yapılıyor, geçmiş hafta- da yaşananlar paylaşılıyor, tartışılıyor. Yangın konusunda yetkinlik sağla- mak ve bu yetkinliği geliştirebilmek için birimlerin kendi içinde sistematik bir çaba sarf etmesi gerekiyor. Zira yangın, çok boyutu olan bir alan ve ülkemizde “yangın mühendisliği” gibi bir bilim dalı yok. Yangın mühendis- liği eğitiminin Türkiye’de bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Bu ihtiyacın farkına varılmalı ve gereği yapılmalı. “Yangın Uzmanı” kimdir, bu unvan nasıl kazanılıyor? Türkiye’de, bazı kişiler hadlerini bil- meksizin “yangın uzmanı” diye iddialı kartvizitler bastırabiliyor, bilirkişi gibi kabul görüyor. Bu çok yanlış bir şey. “Yangın Uzmanlığı”nın bilimsel bir ta- nımı, altyapısı olması gerekiyor. Pek çok örnek olayda, bilirkişilerin üniver- sitelerde akademik bir titri olsa bile hiçbir tecrübesi olmadığını görüyo- ruz. Mahkemelere, hukuk tarafından ciddiye alınan ama asla gerçekleri yansıtmayan birtakım raporlar verili- yor. Bu karmaşa ortadan kaldırılmalı. “...personelimizin çok iyi yetişebilmesi için 3-4 yıllık bir süreçten geçmemiz gerekti.” Ülkemizde maalesef bilirkişiler üzerine inşa edilmiş bir hukuk sistemi var, uzmanlık mahkemeleri yok. Bazen bunun sıkıntılarını yaşıyoruz. İtfaiyeler yangın güvenlik raporunu veriyor, bu, işletmecinin sorumluluğunu kaldırmıyor İtfaiye olarak herhangi bir yaptırı- mımız yok. Yaptırım ancak verdiğimiz yangın güvenliği raporu ile dolaylı olarak sağlanabilir. Yeni açılan tüm iş yerlerinin yangın güvenliği raporu alması gerekiyor. Her koşulda TSE’si olmayan, bel- gelendirmesi, onayı olmayan hiçbir malzemeyi kabul etmiyoruz. Güvenliği olmayan kurumları kapatmak ya da bu kurumların faaliyetini durdurmak konusunda bir yetkimiz yok. İş yeri açma ve çalışma ruhsatlarında “yan- gın raporu olmadan çalışamaz” şek- linde hükümler var. Ancak bu şekilde bir yaptırım söz konusu olabilir. Yoksa itfaiyenin hukuki olarak yapabileceği çok fazla bir şey yok. TÜYAK YANGIN MÜHENDİSLİĞİ SAYI 2 65 SÖYLEŞİ

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==