Temmuz-Ağustos-Eylül 2017 | Sayı: 2

Kocaeli Valiliği her sene yüksek riskli yerleri denetlemek üzere bir komisyon oluşturur. Bu komisyonda ekip arka- daşlarımızı görevlendiriyoruz. Akar- yakıtla ilgili sektörler, Kocaeli Sanayi Bölgesi, enerji sektörü, okullar, yurtlar, hastaneler, petrokimya tesisleri gibi yerlerin denetimlerini her sene düzenli olarak yapıyoruz. Ama asıl denetim so- rumluluğu, o iş yerinin idarecisindedir. Gittiğimiz zaman sistemler çalışıyor olabilir, ancak ertesi gün bir onarım vesilesiyle orada çalışan ustanın ba- sit bir hatası yüzünden çalışmayabilir. Dolayısıyla bizim gözlemimiz o an için geçerlidir, ertesi günlerde ne olacağını bilmek mümkün değil. Bu sorumluluk işletmecidedir. Yangın sonrası süreçte raporlan- dırma sorumluluğumuz var Yangın sonrası süreçte bizim ra- porlandırma gibi bir sorumluluğumuz var. Ama yangının kaynağı konusunda genellikle bariz, herkesin anlayabi- leceği, tartışmasız bir durum varsa rapora yazılıyor. Aksi takdirde rapora kaynağın bilirkişi tarafından tespiti istendiği yazılıyor. Çünkü adli süreçte raporda imzası olan personelin tüm adli oturumlara katılması gerekiyor ve bu, çalışmalarımızın kesintisiz süre- bilmesi konusunda sorun teşkil ediyor. Bölgemizde senede bir iki kez de olsa maalesef toplumda ses getiren büyük yangınlar olabiliyor. Böyle bir durumda en tecrübeli arkadaşlarımız ve mü- dürlerimizle, bizzat benim eşliğimde olayı mercek altına alıyor ve kesin bir kanaat oluşturmaya gayret ediyoruz. Bazen kesin bir neticeye varıyoruz, bazen, yangın yerinin çok fazla tahrip olduğu durumlarda, kesin bir neticeye ulaşamadığımız da oluyor. Proje kontrolleri alt belediyelerimizin sorumluluğunda ama gerektiğinde danışmanlık ve destek hizmetleri veriyoruz Proje, alt kademe belediyelerinin sorumluluğunda. Biz bundan bir buçuk yıl önce alt kademe belediyelerinde proje inceleme biriminde görev alan arkadaşlarımızı birkaç ay boyunca yanımıza alarak yetiştirmeye çalıştık. Arkadaşlarımızın yeterince bilgi birikimi ve tecrübesi olmadığı için yine danış- manlık hizmeti vermeye devam ediyo- ruz. Onların üstesinden gelemeyeceği karmaşık projeler olduğu zaman alt kademe belediyesindeki sorumlu kişi, projeyi bizim proje birimimize getiriyor ve proje birimimiz onlara rehberlik edi- yor. OSB’ler özellikle kendi projelerini bize gönderiyor, akaryakıt istasyonları da aynı şekilde bizim sorumluluğumuz- da. Onların projelerini biz inceliyor ve gerekli müdahalelerden sonra tasdik ediyoruz. OSB’lerin idarecileri eğitim- lerini kendileri veriyor, ancak OSB’ler tarafından eğitim desteği talep edilirse, bu talebi cevapsız bırakmıyoruz. Ayrı- ca şunu da belirtmek isterim, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı olarak Türkiye Belediyeler Birliği’nin eğitim partneriyiz. Bugüne kadar 117’si yurtdışından olmak üzere, yaklaşık bin 700 itfaiyeciye üç haf- ta süreyle “Temel İtfaiyecilik Eğitimi” verdik. Bu süreç devam ediyor. Her ay bir grup geliyor. Bunun altyapısını da Türkiye Belediyeler Birliği hazırlıyor, gelecek insanları seçiyor. Bu eğitime katılanlara A’dan Z’ye tam bir itfaiyeci kıyafeti de hediye ediliyor. Eğitim alan- lara da sertifikaları tarafımızdan verili- yor. Eğitimlere Anadolu’dan da katılım sağlandı ve gayet olumlu geri dönüşler aldık. 10-15 yıllık bir itfaiyecinin “Çok şey öğrendim. Asıl şimdi gerçek itfa- iyeci oldum” dediğine bizzat tanıklık ettim. Kısacası eğitim konusunda bize gelen talepleri yüzde 100 karşılıyoruz. Dünyada itfaiye ile sigorta şirketleri işbirliği içinde, bizde de öyle olmalı Sigorta şirketleri, itfaiyecilerin dertli olduğu bir konudur. Dünyada sigorta şirketleri ve itfaiye el ele çalışır. Ancak ülkemizde ne yazık ki sigorta şirket- lerinde itfaiyecilerle el ele çalışmak gibi bir kültür oluşturulamadı. Sigorta şirketleri, sigorta primlerinin yangınla ilgili pay için ayrılan bedelin yüzde 10’unu itfaiyede harcanmak üzere bize ödüyor. Bizim bu konuda bazı gözlem- lerimiz var: Diyelim ki 100 bin liralık bir sigorta poliçesinin klozlarına (clause) baktığımızda, “yangın ve yanardağ püskürmesi 1000 lira” şeklinde bir ifade görüyoruz. Sözleşme 100 bin lira tutarında ama yangını ilgilendiren pay 1000 lira olduğu için, itfaiyeye bunun yüzde 10’unu yani 100 lira ödüyorlar. Halbuki 100 bin liralık bir sigorta poli- çesi varsa itfaiyeye bunun 1000 lirasını yatırmaları söz konusu olması gerek. Çünkü gerçek hayata baktığımızda, si- gorta risklerinin büyük oranda yangın kaynaklı olduğunu görüyoruz. Kanun koyucular, faaliyetlerimizin sigortanın ödemelerini azaltacağı varsayımıyla bize primden bir miktar pay ayırmış, ama sigorta şirketleri itfaiyeleri kendi risklerini azaltan çözüm ortakları olarak görmüyor. Birçok itfaiyeci arkadaşım bu dergi- yi okuyacak. Onlarla elbirliğiyle belki 66 TÜYAK YANGIN MÜHENDİSLİĞİ SAYI 2 SÖYLEŞİ

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==