Ekim-Kasım-Aralık 2017 | Sayı: 3

olduğu bölgeler yangın açısından en riskli bölgeler. Bu bölgelerde bir de şiddetli deprem yaşanırsa yangın ris- ki daha da artar” dedi. Yüksek katlı binaların yüzde 80’i yangın güvenliği açısından yeterli değil Bilgilendirme toplantısında yüksek katlı binalardaki yangın riskine de dik- kat çeken Prof. Dr. Abdurrahman Kı- lıç; Türkiye’deki yüksek katlı binaların 2007 yılından önce yapılanlar, 51,5 metreden kısa olanlar ve çok yüksek ve yeni olanlar olarak üç gruba ayrıl- dığını söyledi. 2007 yılından önce ya- pılan binalarda yangın önlemi ve yan- gın tesisatı deprem şartlarına uygun olarak yapılmadığını ifade eden Prof. Dr. Kılıç “Bu binaların çoğunda, özel- likle konutların nerdeyse tamamında bir yangın önlemi yok. Yağmurlama sistemi bulunmuyor, kaçışlar yeterli değil, olanlarda ise algılama sistemi mevcut değil dedi. Binalardaki büyük hile 51,5 metrenin üzerindeki binalar- da ise, algılama, söndürme, güven- lik holü, anons sistemi gibi önlemler yönetmelikle zorunlu hale getirilmiş durumda olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılıç, özellikle yap-sat zihniyeti ile hareket eden bazı müteahhitlerin bu sistemleri yapmamak için bina uzun- luklarını 51 metrede bıraktıklarını ifa- de etti. Bu uzunluğun aşağı yukarı 17 kata denk geldiğini söyleyen Prof. Dr. Kılıç sözlerine şöyle devam etti “10 katın üzerindeki bir binayı dışarıdan söndürebilmeniz mümkün değil. Ya- nan binanın içerisine girip söndürmek de mümkün değil. Bu tür binalar ancak yangın söndürme tesisatı ile söndürü- lür. İçeride mutlaka korunmuş merdi- ven olmalı, algılama sistemi ve sön- dürme sistemi bulunmalı.” Üçüncü grup yüksek binaların ise, çok daha yüksek olan, içlerinde algıla- ma sistemi, söndürme sistemi gibi sis- temlerin bulunduğu binalar olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılıç; “Bu binaları da; yangın söndürme sistemleri yapılmış ama tasarımı uygun olmayan, tasarı- mı yapılmış ama uygun yapılmayan ve tasarlanmış, uygun yapılmış ama sistemlerin bakımı yapılmamış binalar olarak üçe ayırabiliriz. Tüm bu faktör- lere baktığımızda, Türkiye’deki yüksek katlı binaların yüzde 80’ine yakınının yeterli yangın güvenliğine sahip olma- dığını söyleyebiliriz” şeklinde konuştu. Dış cephe kaplamalarında büyük tehlike Dış cephe kaplamalarında yanıcı mal- zemelerin kullanılmasının da büyük teh- like yarattığına dikkat çeken Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç “Polistiren malzeme aşırı yanıcı, tutuştuğu zaman hızla yayı- lan bir malzeme. Mantolamada bir çok ülkede 12 metre, en fazla 18 metreden sonra polistiren malzemenin kullanılma- sı yasak. Türkiye’de bu sınır 21 metrey- di, maalesef bu yönetmelikte değişiklik yapılarak 28 metreye çıkarıldı. Yani 28 metrenin altındaki binalarda cephede mantolama için son derece yanıcı olan polistiren malzeme kullanılabiliyor” şek- linde konuştu. Yangın tasarımla söndürülür Yangının yayılmasını önlemede ve söndürmede en büyük etkenin tasa- rım olduğunu belirten Prof. Dr. Abdur- rahman Kılıç “Yangın tasarımla önlenir, bina tasarımla söndürülür. Binaların pro- je aşamasında yangın tehlikesi düşünü- lerek tasarlanmış olması gerekir. Bu bi- lincin başta idareci ve yöneticiler olmak üzere toplumun her kesiminde olması gerekir. Ancak bu şekilde yangınlar ve yangınlar nedeniyle oluşan kayıplar en aza indirilebilir” dedi. 28 TÜYAK YANGIN MÜHENDİSLİĞİ SAYI 3 HABERLER

RkJQdWJsaXNoZXIy OTEzMQ==