TÜYAK, PFAS Konusunda Kapsamlı Bilgilendirme Fırsatı Sunan Semineri ile Beklenen Yasal Mevzuat Değişikliğinin Olası Sonuçlarına Dikkat Çekti

PFAS (Per- ve polifloroalkil maddeler) ve özelde PFOS (perflorooktan sülfonat), son yıllarda “sonsuza dek kalıcı kimyasallar (forever chemicals)” olarak sınıflandırılması nedeniyle dünya genelinde hızla kısıtlanan maddeler arasında. Özellikle yangın söndürme köpükleri (AFFF), tekstil ve ambalaj sektörleri bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.

Türkiye’de henüz ABD veya AB kadar kapsamlı bir “genel PFAS yasağı” olmamasına rağmen AB uyum süreci belirleyici rol oynuyor ve Türkiye, kimyasallar mevzuatında; Avrupa Birliği REACH ve POP düzenlemelerini yakından takip ediyor. Özellikle ihracat yapan firmalar için AB standartları fiilen zorunlu hale geliyor. Yangın söndürme köpüklerinin karşısına da IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü) ve ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü) gibi otoritelerin belirlediği uluslararası standartlara uyum zorunluluğu çıkıyor. PFAS düzenlemeleri, yangın söndürme sistemleri ve köpük teknolojilerinde önemli değişimlere yol açıyor.

TÜYAK, yangın güvenlik sektö rü açısından büyük önem taşı yan PFAS düzenlemelerini; “PFAS Konusunda EN ve USA Standartlarının Değerlendirilmesi” başlıklı seminerin de, ele aldı. 26 Mart 2026 tarihinde Gebze Teknik Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve moderatörlüğü Taner Kaboğlu tarafından üstlenilen seminerde; “Florinsiz Köpüklere Geçiş” başlıklı sunumuyla Gerard Visser ( JC), “SFFF Tabanlı Projelerde Üretici Test Verilerinin Önemi” başlıklı sunumuyla Simon Barratt (Viking) ve “Muhafaza Paradoksu: C8 AFFF’den SFFF’ye Geçişin Eleştirel Analizi” başlıklı sunumuyla İsmail Turanlı (Norm Teknik) katılımcılara değerli bilgiler aktardı.

SUNUM ÖZETLERİ

Gerard Visser: “Florinsiz Köpüklere Geçiş”

Gerard Visser, çevresel mevzuat ve tedarik zinciri değişikliklerinin yönlen dirdiği, PFAS içeren yangın söndürme köpüklerinden flor içermeyen (F3) alternatiflere geçişin kritik aşamalarını, teknik zorlukları ve gerekli sistem de ğişikliklerini detaylandırarak ele aldı. Köpük sektöründe 28 yıllık deneyime sahip Gerard Visser, flor içermeyen yangın söndürme köpüklerine net ve güvenli bir geçiş için yeni kurallar be lirlemede aktif olarak yer almaktadır. Sunumu, PFAS mevzuat güncellemeleri, alternatif teknolojiler, köpük teknolojisi geçmişi ve bu geçişteki sektör zorluklarına odaklanmaktadır.

Florsuz köpükler farklı standartlarda farklı şekilde adlandırılıyor. Bu tür eşleştirmeler, uluslararası uyum ve karşılaştırma yaparken kritik öneme sahiptir.

“F3 = 3FFF = 3F” ifadesi;

  • UL (Underwriters Laboratories): Bu kurumda “S category” olarak geçiyor.
  • NFPA (National Fire Protection As- sociation) ve FM (Factory Mutual): Burada aynı sınıf “SFFF” koduyla tanımlanıyor.
  • Avrupa standartları: “F3” olarak adlandırılıyor.
  • NAVSEA Mil-PRF-32675 (ABD Askeri Spesifikasyonu): Yeni askeri standartta da “F3” kullanılıyor.

1.PFAS Geçmişi ve Mevzuat Etkenleri

  • Stockholm Sözleşmesi (2001): Kü- resel olarak, ülkeler (ABD hariç), biyolojik olarak parçalanamayan yapıları nedeniyle PFAS gibi Kalıcı Organik Kirleticileri (POP’lar) ortadan kaldırmayı kabul ettiler.
  • PFAS Kullanımı: Üretilen PFAS’ın yalnızca %2’si yangın söndürme köpüklerinde kullanılırken, geri kalan %98’i günlük ürünlerde (örneğin, yapışmaz tavalar, pizza kutuları, vb) bulunur.
  • ECHA Avrupa Mevzuatı Zaman Çizelgesi:


 

2018: Köpüklerde C8/PFOA moleküllerinin yasaklanması, geçen yılın Aralık ayına kadar aşamalı olarak kaldırıldı.
2000’lerin başı: Sivil havacılık eğitim tesisleri ve belediye itfaiye hizmetleri için C6 köpüklerinin yasaklanması, Ekim 2029’a kadar devam edecek.
Ekim 2025: Tüm florlu yüzey ak- tif maddeler (PFAS) için kapsamlı bir “şemsiye yasağı” yayınlandı ve çeşitli aşamalarda Ekim 2035’e kadar aşamalı olarak kaldırılacak:

  • Eğitim merkezleri ve itfaiye hizmet- leri PFAS köpüğünü daha erken kaldırmalıdır.
  • Ağır sanayi dışı köpük sistemleri, PFAS köpüğünü 4,5 yıl içinde kaldırmalı/değiştirmeli veya sistemleri terk etmelidir.
  • Ağır sanayi (örneğin, büyük kimya şirketleri) için Ekim 2035’e kadar süre var.
  • En önemlisi, tüm şirketlerin bu yılın Ekim ayına kadar bir köpük yönetim planına sahip olması gerekiyor.
  • Avrupa Ötesinde Küresel Etki: Mevzuat öncelikle Avrupa’yı etkilese de, büyük küresel tedarikçiler florlu köpük üretimini durduruyor. Bu durum, Türkiye gibi doğrudan kısıtlayıcı yasal mevzuatı olmayan ülkeleri, mevcut florlu köpük stokları yeri doldurulamaz hale geldiği için geçiş yapmaya zorluyor.
  • Geleceğe Hazırlık: Green Screen ve Die Engel gibi kuruluşlar, bu alternatif ürünlerin gelecekte yasaklanmamasını garanti altına almak amacıyla köpükleri çevre dostu ve %100 biyolojik olarak parçalanabilir olarak sertifikalandırıyor.

2.Köpük Teknolojisini ve Flor İçermeyen (F3) Köpüklerin Zorluklarını Anlamak

Tartışmalarda, A Sınıfı, protein ve yüksek genleşmeli köpükler gibi mev- cut yangın söndürme köpüğü türlerinin genellikle etkilenmediğini vurgulanıyor. Bununla birlikte, Sulu Film Oluşturan Köpükler (AFFF), Film Oluşturan Floro-Protein (FFFP) ve Alkol Dirençli (AR) versiyonları etkilenmektedir.

Film Oluşturmanın Rolü: Geleneksel AFFF köpükleri, yakıt yüzeyine hızla yayılan, buharları bastıran ve yangını boğan ince, sulu bir film oluşturmak için florlu yüzey aktif maddelere dayanıyordu. Bu güçlü mekanizma F3 köpüklerinde –en azından şimdilik- mevcut değildir.

F3 Köpük Söndürme Mekanizması: F3 köpükleri film oluşturmaz; bunun yerine, yangını soğutmak ve boğmak için köpük genleşmesi yoluyla daha kalın bir köpük örtüsü oluşturmaya 
dayanır.

F3 Köpük Performansı için Temel Parametreler (EVA):

E – Genleşme (Expansion):

- NFPA Araştırması (2019): F3 kö- püklerinin etkili olabilmesi ve hidro- karbon yakıtların içinden batmasını önleyebilmesi için en az 7:1’lik bir genleşme faktörüne sahip olması gerekir. 
- Ekipman Sınırlamaları: Mevcut hava emişli olmayan cihazların (örneğin, sprinklerler, monitörler) çoğu yalnızca 2-5:1’lik bir genleşme sağlar; bu da genellikle yeni veya modifiye edilmiş tahliye cihazlarının gerekli olduğu anlamına gelir.

EN 5068 Standardı ve Yeni Test: Mevcut EN 5068 yangın testleri, >7:1 genleşme sağlayan (iyi derecelendirmelere yol açan) bir Uni86 nozulu kullanırken, 2026 sürümünde yeni bir zorunlu test getirilecektir. Bu yeni test, gerçek dünya ekipmanını simüle etmek için değişken genleşmeye (3:1 ila 10:1) izin verir. Doğrulama testleri, genleşme oranının 8:1’den 6,5:1’e düşürülmesinin söndürme süresini üç katına çıkardığını ve 3:1 oranında ise söndürme gerçekleşmediğini göstermiştir.

- Mühendisler için çıkarımlar: Gelecekteki EN sonuçları, köpüğün genleşme değişikliklerine duyarlılığını ve gerekli minimum genleşme veya artırılmış uygulama oranlarını gösterecektir.

V – Viskozite (Viscosity):

Artan Viskozite: F3 köpükleri, geleneksel florlu köpüklere kıyasla genellikle daha yoğundur (fıstık ezmesi gibi).

Karıştırma Zorlukları: Bu yüksek viskozite, özellikle düşük kesme hızlarında suyla karıştırmayı zorlaştırır, ancak F3 köpükleri genellikle kesme incelmesi (enerji arttıkça daha akışkan hale gelme) gösterir.

Karıştırma için Yeni EN Standardı: Yeni EN standardı, köpük konsantresinin suya eklenmesi ile yangın testine başlanması arasında en fazla 15 dakika süre olmasını zorunlu kılarak hızlı çözünürlük ve homojen karıştırma sağlar.

Hidrolik Hesaplamalar: Standart ayrıca, dağıtım sistemleri için daha doğru hidrolik hesaplamalar yapmada mühendislere yardımcı olmak üzere daha fazla kesme hızı eğrisi noktası (6 yerine 12) sağlayacaktır.


A - Uygulama Yoğunluğu (Aplication Rate):


“Fuel pick-up” terimi yangın söndürme köpüklerinde, köpük kabarcıklarının ya-kıtla temas ederek kirlenmesi ve köpüğün söndürme etkinliğinin azalması anlamına gelir. Doğrudan uygulama (Forceful application) sırasında köpük güçlü şekilde yakıt yüzeyine püskürtüldüğünde,
kabarcıklar yakıtla karışarak bozulur ve söndürme etkinliği azalır. Florlu eski köpüklerdeki yüzey aktif maddeler yakıtı iterek bu etkiyi engelliyordu. Ancak F3 gibi hidrokarbon-sürfaktan bazlı köpüklerde bu koruma yoktur, bu nedenle uygulama sırasında daha dikkatli olunmalıdır.


UL 162 Test Farkları:

  • Film oluşturan köpükler 3 dakika boyunca 1,6 L/dak/m²’de test edilir.
  • Film oluşturmayan F3 köpükler 5 dakika boyunca 2,5 L/dak/m²’de test edilir; bu da %50 daha yüksek uygulama yoğunluğu ve daha uzun süre anlamına gelir.

Sistem Tasarımına Etki: Bu fark, film oluşturan köpükler için 4,1 L/dak/m² ve film oluşturmayan köpükler için 6,5 L/ dak/m² tasarım uygulama yoğunlukla- rına karşılık gelir. Florlu köpüğün F3 al- ternatifiyle değiştirilmesi, su hacminde, pompa kapasitesinde ve borulamada

%50’lik bir artış gerektirebilir; bu da mevcut birçok sistemin karşılayama- yacağı bir durumdur.

Üreticiye Özgü Bilgiler: Bazı F3 kö- pükler daha düşük uygulama yoğunluk- larına ulaşabilir, ancak bu, belirli üretici listelemelerini gerektirir.

3.Standartlardaki Güncellemeler ve Büyük Ölçekli Testlerin Önemi

NFPA 11 ve NFPA 409: Bu standartlar, F3 köpüklerini kapsayacak şekilde güncellenmiştir ve yalnızca ürün için üreticiye özgü listelemelerle destekleniyorsa daha düşük uygulama yoğunluklarına (film oluşturan köpüklere benzer) izin vermektedir. Aksi takdirde, daha yüksek olan 6,5 L/dak/m² oranı geçerlidir.

Küçük Ölçekli Testlerin Sınırlamaları: Küçük ölçekli testler (örneğin, EN, UL), büyük ölçekli, gerçek dünya senaryolarına (örneğin, API’nin 129 m² testi) doğrusal olarak aktarılamaz. Büyük ölçekli testler, benzer küçük ölçekli derecelendirmelere sahip köpükler için bile ürün performansının önemli ölçüde değişebileceğini ortaya koymaktadır. Ger- çek dünya örnekleri, daha düşük genleşme oranlarında bile iyi performans gösteren yüksek kaliteli, özel olarak tasarlanmış F3 köpüklerine duyulan ihtiyacı göstermektedir.

4.Geçiş Süreci

Gerard Visser, mevcut sistemlerin geçişi için yapılandırılmış bir yaklaşım sunmaktadır:

  1. Saha Değerlendirmesi: Mevcut yakıtları, köpük boşaltma cihazlarını, dozaj sistemini, mevcut köpük konsantresi listelerini ve yangın pompası kapasitesini değerlendirin.
  2. Köpük Seçimi: Uygun bir flor içermeyen köpük seçin.
  3. Sistem Temizliği: Mevcut sistemi iyice temizleyin.
  4. Sistem Modifikasyonu: Özellikle dozaj sistemleri için, doğru oranlamayı (örneğin, %3 ile %3,9 arasında) sağlamak için neredeyse her zaman modifikasyonlar gereklidir.

5.Yeniden Devreye Alma ve Test: Sistemin yeni köpükle performansını doğrulamak için son ve çok önemli adımdır.

Simon Barratt: “SFFF Tabanlı Projelerde Üretici Test Verilerinin Önemi”

Simon Barratt, flor içermeyen köpük- ler (SFFF) kullanılarak yapılan yangın söndürmenin gelişen manzarasını ayrıntılarıyla ele aldı ve eski varsayımla- ra veya tahminlere güvenmek yerine, titiz testlere ve veriye dayalı kararlara duyulan ihtiyacı vurguladı. Simon Barratt, güvenli ve etkili sistem tasarımları sağlamak için üreticilerin kapsamlı bilgi sağlama sorumluluğunun altını çizdi.

Sunumun önemli noktaları:

1. Tasarım Standartlarında Üretici Gereksinimleri:
Modern tasarım standartları (örneğin, EN13565 bölüm 2, NFPA11), tasarımcıları belirli ürün ve tasarım bilgileri için üreticilere danışmaya giderek daha fazla yönlendiriyor.
UL ve FM listeleri önemli ürün verileri sağlasa da, sınırlı olabilir (örneğin, yalnızca belirli bir basınçta test yapılması), bu da gerçek dünya çalışma aralıklarını yansıtmaz.
AFFF'den (Sulu Film Oluşturan Köpük) SFFF'ye geçişlerde, mevcut sistem basınçları dikkatlice değerlendirilmelidir, çünkü daha düşük basınçlar SFFF'nin söndürme kapasitesini AFFF'ye kıyasla önemli ölçüde etkileyebilir.

2. Entegre Sistem Testinin Önemi:
NFPA 11 ve FM standartları, köpük konsantrelerinin, oranlama sistemleri ve boşaltma cihazlarının (örneğin, sprinklerler, köpük nozulları) test edilmiş bir sistem olarak birlikte listelenmesini açıkça gerektirir.

Farklı üreticilerden ayrı ayrı listelenen bileşenlerin birleştirilmesi bu gereksinimleri karşılamaz, çünkü birleşik performansları garanti edilmez.

Entegre test, etkili yangın söndürme için kritik olan optimum köpük genleşme ve drenaj sürelerini sağlar.

3. Yakıt Grubu Ekstrapolasyonunda Zorluklar:
UL standartları, yakıtları temsili test yakıtlarıyla (örneğin, heptan, IPA, aseton) gruplara (örneğin, hidrokarbonlar, alkoller, ketonlar) ayırır.
Kritik Sorun: Flor içermeyen köpükler için, temsili bir yakıtla yapılan testin o gruptaki diğer tüm yakıtları kapsadığı varsayımı genellikle yanlış ve tehlikelidir.
Örnek (Ketonlar): Aseton temsili keton olsa da, Metil Etil Keton (MEK) söndürülmesi önemli ölçüde daha zordur. MEK, yangın olmasa bile SFFF'yi kimyasal olarak parçalayarak daha yüksek köpük uygulama yoğunlukları gerektirir.
Örnek (Esterler): Benzer şekilde, N-Bütil Asetat temsili bir esterdir, ancak Etil Asetat söndürme için çok daha yüksek köpük yoğunlukları gerektirir.
FM Global'in yalnızca test edilen belirli yakıt için onay verme yaklaşımı, SFFF için geniş yakıt grubu ekstrapolasyonlarının güvenilmezliğini vurgulamaktadır.

4. Ekipman Değişkenlerinin Etkisi:
Sprinkler deflektör yönü veya K faktörü gibi boşaltma cihazlarındaki farklılıklar, köpük kalitesini ve yangın performansını önemli ölçüde değiştirebilir.

Video gösterimleri, aynı üreticiden ve aynı köpük ve yakıtla bile farklı bir sprinkler deflektörü kullanmanın, düşük köpük kalitesi nedeniyle yanma testlerinde tamamen başarısızlığa yol açabileceğini göstermiştir.

Bu, farklı sprinkler tipleri arasında performansı ekstrapolasyon etmek yerine, her bir sprinkleri (SIN numarasına göre) özel olarak test etme ihtiyacını vurgulamaktadır.

İsmail Turanlı: “Muhafaza Paradoksu: C8 AFFF’den SFFF’ye Geçişin Eleştirel Analizi” 

İsmail Turanlı, yangın söndürme köpüklerinde kullanılan per- ve polifloroalkil maddelerin (PFAS) çevresel ve sağlık üzerindeki kronik etkileri ile flor içermeyen (FF) alternatif köpüklerin potansiyel akut risklerini karşılaştırarak bu konudaki küresel eğilimleri, ekonomik gerçeklikleri ve mevcut standartların yorumlanışını sorguladı. Temel vurgusu, kronik bir sorundan kaçınırken akut bir sorunla karşılaşma riskine dikkat çekmek ve karar verme süreçlerinde pragmatik, akılcı bir yaklaşımın benimsenmesi gerekliliği oldu.

Ana Argümanlar ve Temalar:

1. PFAS Tanımı ve Özellikleri: 
PFAS (Per- ve Polifloroalkil Maddeler), karbon zinciri üzerindeki hidrojen atomlarının flor ile yer değiştirdiği kimyasal yapılardır. Genellikle zincir uzunluklarına göre C8, C6, C4 gibi adlandırılır. Florun yüksek elektronegatifliği nedeniyle bu bileşikler son derece stabil ve kararlıdır. Bu kararlılık, onların yüzeyi kaplayan (sürfaktan) maddeler olarak cazip olmasını sağlar ancak aynı zamanda doğada uzun yıllar bozulmadan kalmalarına neden olur, bu da onları "sonsuz kimyasallar" yapar. Yangın köpüklerinde, yakıt buharı ile hava temasını kesmek için kullanılırlar ve yüzeyde kalabilmek için düşük yüzey gerilimi (itici özellik) gerektirirler.

2. PFAS Kaynaklı Risklerin Tarihsel Gelişimi:
PFAS'ın zararlı etkileri, özellikle perflorooktanoik asit (PFOA) ile ilgili sorunlar, ABD Donanması'ndaki yangınlar ve DuPont firmasının atıklarıyla kamuoyunun gündemine gelmiştir (Dark Waters filmi). 1950'lerden beri bu konuda çalışan DuPont ve 3M gibi şirketler, C8 zincirli PFAS'ların insan sağlığını olumsuz etkilediğini 1980'lerden bu yana bilmektedir. Hatta 3M'in dahili çalışmalarında doğum anomalilerinde artış rapor edilmiştir. ABD (EPA) ve Avrupa Çevre Ajansı (ECA), C8'lerin kullanımını kısıtlamış ve yangın köpükleri özelinde tamamen kaldırmıştır. PFAS'lar sadece yangın köpüklerinde değil, tekstil, elektronik, kozmetik gibi pek çok sektörde yaygın olarak kullanılmaktadır. İnsan vücudundaki birikmesinin en önemli kaynaklarından birinin kozmetik ürünler olduğu belirtilmiştir. ABD'de açılan davalar sonucu yapılan çalışmalar, PFAS'ların en az altı hastalıkla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.

3. C6 Zincirli Köpüklere Geçiş ve Flor İçermeyen (FF) Alternatifler:
Endüstri, C8 kısıtlamaları sonrası insan vücudunda biyoakümülasyonu daha az olan C6 florotelomer esaslı köpüklere yönelmiştir. Şu anda batılı üreticiler hem C6 içeren hem de flor içermeyen (FF) hidrokarbon bazlı sürfaktan kullanan köpükleri üretmektedir.

4. Flor İçermeyen (FF) Köpüklerin Riskleri ve Değerlendirmesi:
İsmail Turanlı, C6'dan FF köpüklere geçişin "kronik bir problemden (PFAS) kaçarken akut bir probleme mi doğru gittiğimiz" sorusunu gündeme getirdi.

Akut Ekotoksisite: Michigan State Üniversitesi'nin çalışmaları, bazı FF köpüklerin, C6 zincirli AFF'lere göre yüz kattan daha fazla akut ekotoksisiteye sahip olduğunu göstermiştir. (LC50 değerlerinde belirgin düşüş, yani daha düşük konsantrasyonlarda bile %50 ölüme neden olma).

Biyobozunurluk ve Oksijen Tüketimi: FF köpükler biyobozunur olsalar da, bu süreç yüksek miktarda oksijen tüketimi gerektirir. Bu durum, özellikle sucul yaşam üzerinde akut ve olumsuz etkilere yol açabilir.
İnsan Sağlığına Etkileri: Toksikoloji Kongresi'nde sunulan çalışmalar, bazı FF köpüklerin böbrek hücrelerinde C8 zincirli AFF'lere göre çok daha düşük konsantrasyonlarda (%50 hasar için 3.3 ppm'e karşı 109-262 ppm) hasara neden olabileceğini göstermiştir. Ayrıca, bazı FF köpüklerin güvenlik bilgi formlarında "geri dönülmez göz hasarı" uyarısı yer almaktadır.

5. Ekonomik ve Uygulama Zorlukları:
Hem PFAS içeren hem de FF köpüklerin doğaya serbestçe bırakılması yasaktır. Her ikisi de kazara veya gerçek yangın durumunda boşaldığında toplanıp imha edilmesi gerekmektedir. Bu, sadece köpük tankını değil, tüm tesisatı arındırma ve kontamine suyu imha etme maliyetini de içerir.
Mevcut C6 sistemlerinden FF sistemlere geçişin ekonomik yükü büyüktür (tesisat değişimi, tonlarca suyla arındırma ve atık imhası).
İsmail Turanlı, bu maliyetin getirisinin iyi hesaplanması gerektiğini vurguladı. Avrupa Çevre Ajansı'nın (EEA) Seveso direktiflerine tabi kritik tesislerde C6 köpüklerinin 2035'e kadar kullanımına izin vermesi, köpüklerin ortalama 5-10 yıllık ömrü olduğu düşünüldüğünde, hemen dönüşümün ekonomik mantığını sorgulatır.

6. Amerikan Hava Kuvvetleri Politikası ve Standartların Evrimi:
ABD Hava Kuvvetleri (USAF), tesislerini Tier 1 (yüksek kritiklik) ve Tier 2 olarak ayırmıştır. Yeni Tier 1 tesisler için ne C6 ne de FFF köpükleri önerilmekte; bunun yerine yakıt toplama sistemleri ve su bazlı söndürme sistemleri tavsiye edilmektedir.
Mevcut C6 sistemleri için FFF'e geçişi bir "köprü" olarak görmekle birlikte, nihai hedefin köpüksüz çözümler olduğu belirtilmektedir. USAF raporları, son 32 yılda sadece bir uçak yakıtı yangınının baskın sistemle söndürüldüğünü, ancak 84 hatalı boşalmanın yaşandığını, bu durumun milyonlarca dolarlık hasara yol açtığını (köpüğün korozif etkisi nedeniyle aviyoniklere zarar vermesi dahil) belirtmektedir. NFPA 409'un 2026 edisyonunda, belirli hangar tiplerinde köpük kullanmadan su bazlı söndürme sistemlerine izin verilmesi, köpüksüz çözümlere doğru artan bir eğilimi göstermektedir.

Sonuç:
İsmail Turanlı, PFAS'ların çevresel ve sağlık açısından bir gerçeklik olduğunu ve korunmanın gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, bu maddelerin yerine geçen alternatiflerin (özellikle FFF köpükler) potansiyel akut risklerinin de iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı. Küresel standartların ve yönetimlerin köpük kullanımından uzaklaşma eğiliminde olduğu, maliyet-risk analizinin akılcı ve pragmatik bir şekilde yapılması gerektiği, ve kronik bir tehlikeden kaçarken akut bir tehlikeye düşülmemesi gerektiği mesajını verdi.

Soru-Cevap Bölümü
Yangın söndürme sistemlerinde kullanılan flor bazlı köpüklerden (PFAS içeren) florinsiz alternatiflere geçişin getirdiği çevresel, ekonomik ve operasyonel zorluklarının ele alındığı seminerin son bölümünde katılımcılar, mevcut durum ve geleceğe yönelik stratejiler hakkında görüş ve sorularını dile getirdi.

Soru-Cevap Bölümünde Ortaya Konan Temel Argümanlar ve Fikirler:

1. Mevcut Florinli Köpüklerin Çevresel Etkileri:

  • Florinli köpükler (özellikle C6 ve C8 florotelomer bazlı) çevreye ve insan sağlığına zararlı PFAS kimyasalları içerir.
  • Kimyasal madde ile temas eden yangın söndürme suyu (köpüklü veya su bazlı) dahi çevreye salınmamalı, toplanmalı ve arıtılmalıdır.

2. Geçiş Sürecinin Zorlukları:

  • Yüksek Maliyet: Mevcut florinli köpük sistemlerinin florinsiz sistemlere dönüştürülmesi, sadece köpüğün değil, oranlayıcılar, nozullar, boru tesisatı gibi tüm ekipmanın değiştirilmesini gerektirdiği için yüksek maliyetlidir.
  • Sistem Uyumluluğu: Yeni nesil köpükler, Newtonian olmayan akışkan özelliklere sahip olabileceğinden, mevcut ekipmanlarla uyumsuzluk gösterebilir ve sistem tasarımında önemli değişiklikler gerektirebilir.
  • Atık Bertarafı: Kullanılmış florinli köpüklerin ve kontamine olmuş ekipmanların bertarafı büyük bir sorundur. Türkiye'de bu tür atıkları yüksek sıcaklıklarda (1100°C üzeri) güvenli bir şekilde imha edebilecek yeterli tesis bulunmamaktadır.
    Mevcut tesisler bile PFAS'ın yakma fırınlarına zarar verebileceğinden endişe duymaktadır.
  • Yasal Boşluklar: Türkiye'de mevcut yangın yönetmeliği ve yeni taslaklarda florinli veya florinsiz köpük kullanımı konusunda net bir yönlendirme veya madde bulunmamaktadır, bu da belirsizliğe yol açmaktadır.
  • Teknoloji Gelişimi: Mevzuatın teknolojik çözümlerden daha hızlı ilerlemesi, yeni nesil köpüklerin test edilmesi ve sertifikasyon süreçlerinde zorluklar yaratmaktadır. Güvenilir ve akredite test merkezlerine ihtiyaç vardır.

3. Önerilen Yaklaşımlar ve Çözümler:

  • Çevresel Kontrol Önceliği: Öncelikle, yangın anında oluşan tüm köpüklü veya kimyasalla kontamine olmuş suyu savak ve depolama tankları aracılığıyla toplamak ve doğaya salınmasını engellemek esastır. Bu atık daha sonra arıtılmalı veya imhaya gönderilmelidir.
  • Sistem Ömrü Yaklaşımı: Mevcut sistemlerin ekonomik ömrünü tamamlayana kadar kullanılması, ancak bu süreçte çevresel salınımın kontrol altında tutulması önerilmektedir. Ani ve zorunlu bir değişim, kontrolsüz atık bertarafına yol açabilir.
  • Ar-Ge ve İnovasyon: Çevreye ve insan sağlığına zararsız, etkili ve uygun maliyetli yeni kimyasalların ve PFAS bertaraf yöntemlerinin geliştirilmesi için sürekli Ar-Ge yatırımları hayati önem taşımaktadır. Aktif karbon filtrasyonu, nano kristaller ve UV ışık gibi yöntemler araştırılmaktadır.
  • Risk Yönetimi: "Sıfır risk" diye bir şeyin olmadığı kabul edilerek, riskleri minimize etmeye odaklanılmalıdır. Değişim maliyeti ve risk maliyeti dengesi gözetilmelidir.
  • Uluslararası Standartlara Uyum: Yeni ürünlerin test ve sertifikasyonunda OECD ve EPA gibi uluslararası protokoller ve standartlar esas alınmalıdır.

4. Yangın Söndürme Köpüklerinin Geleceği:

  • Suyun söndüremediği yangınlar (özellikle petrol ve petrokimya yangınları gibi L sınıfı yangınlar dahil) için köpük gibi alternatif söndürme ajanlarına her zaman ihtiyaç duyulacaktır.
  • Gelecekteki odak noktası, daha çevreci, biyolojik olarak parçalanabilen ve çevreye minimum etki eden köpüklerin geliştirilmesi ve bu köpüklerle birlikte etkin toplama ve bertaraf yöntemlerinin entegre edilmesi olacaktır.
  • Genel yangın güvenliği önlemlerinin artması büyük yangınların sayısını azaltsa da, teknoloji geliştikçe yangın tipleri de değişmekte (örnek; lityum iyon batarya yangınları) ve yeni söndürme çözümleri gerekmektedir.

Özellikle soru-cevap bölümünde florinli yangın köpüklerinden geçişin karmaşıklığı vurgulanmış, mevcut sistemlerin ömrünü tamamlarken çevresel risklerin yönetilmesi, yeni teknolojilere yatırım yapılması ve atık yönetimi altyapısının geliştirilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur.